Travmatik bir olay, kişinin kendisini güvende hissetme biçimini ve yaşadığı dünyaya bakışını önemli ölçüde değiştirebilir. Bazı kişiler zorlayıcı bir deneyimin ardından zaman içerisinde günlük yaşamlarına dönebilirken, bazı kişilerde olayın etkileri daha uzun süre devam edebilir. Yaşanan olay sona ermiş olsa bile kişinin zihninde, duygularında ve davranışlarında bıraktığı izler günlük yaşamda kendisini göstermeye devam edebilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), travmatik bir deneyimin ardından ortaya çıkabilen ve kişinin duygu, düşünce, davranış ve bedensel tepkilerini etkileyebilen bir durumdur. Olayın tekrar yaşanıyormuş gibi hissedilmesi, olayla ilgili hatırlatıcılardan kaçınma, sürekli tetikte olma veya günlük yaşamdan uzaklaşma gibi farklı belirtiler görülebilir.
Travma sonrasında yaşanan değişimleri anlamak, kişinin kendisini suçlamadan yaşadığı süreci değerlendirebilmesi açısından önemlidir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?
Travma Sonrası Stres Bozukluğu, kişinin travmatik veya tehdit edici bir olayın ardından yoğun ve kalıcı stres tepkileri yaşayabildiği bir ruhsal durumdur. Travmatik deneyim kişinin kendisini veya başkasını ciddi bir tehdit altında hissetmesine neden olabilir.
TSSB yalnızca olayın hatırlanması anlamına gelmez. Kişi olayla ilgili istemsiz anılar yaşayabilir, bazı ortamlardan uzak durabilir, kendisini sürekli tehlike varmış gibi hissedebilir veya yaşadığı deneyim sonrasında düşünce ve duygularında belirgin değişiklikler fark edebilir.
Travma Nedir?
Travma, kişinin başa çıkma kapasitesini aşan veya güvenlik duygusunu ciddi biçimde sarsan bir olay ya da deneyim sonucunda ortaya çıkabilen psikolojik etkileri ifade eder. Her zorlayıcı olay her kişide aynı etkiyi oluşturmaz.
Kaza, doğal afet, ciddi bir hastalık veya yaralanma, şiddet, istismar, savaş, ani kayıp ya da kişinin tanık olduğu ağır bir olay travmatik bir deneyim olarak yaşanabilir. Aynı olaydan geçen kişilerin verdikleri tepkiler de birbirinden farklı olabilir.
Travmatik Olaylar Nelerdir?
Travmatik olaylar farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. Trafik kazaları, doğal afetler, fiziksel veya cinsel şiddet, ciddi yaralanmalar, savaş ve çatışma ortamları bunlara örnek olarak verilebilir.
Bunun yanında kişinin ağır bir olaya tanık olması veya yakınındaki bir kişinin travmatik bir deneyim yaşamasına tanıklık etmesi de zorlayıcı olabilir. Travmatik olayın niteliği kadar kişinin olay sırasında yaşadığı korku, çaresizlik ve tehdit algısı da önem taşır.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
Travma Sonrası Stres Bozukluğu belirtileri farklı alanlarda görülebilir. Kişi yaşadığı olayı istemeden hatırlayabilir, olayla ilgili kabuslar görebilir veya bazı uyaranlarla karşılaştığında yoğun bir tepki verebilir.
Sık görülen belirtiler arasında yeniden yaşantılama, kaçınma, aşırı uyarılmışlık, uyku sorunları, yoğun irkilme, olumsuz düşünceler, duygusal uzaklaşma ve günlük yaşamdan geri çekilme bulunabilir.
Belirtilerin ortaya çıkması tek başına TSSB tanısı anlamına gelmez. Sürecin süresi, belirtilerin yoğunluğu ve kişinin günlük yaşam üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Anlaşılır?
TSSB değerlendirilirken yalnızca tek bir belirtiye bakılmaz. Travmatik olay sonrasında ortaya çıkan değişimlerin bütünü ele alınır.
Kişinin olayı ne sıklıkta hatırladığı, hangi durumlarda yoğun tepki verdiği, nelerden kaçındığı ve yaşananların iş, eğitim, sosyal ilişkiler veya günlük sorumluluklar üzerindeki etkisi önemlidir.
Özellikle kişi olayın üzerinden zaman geçmesine rağmen kendisini sürekli tehdit altında hissediyor, günlük hayatını travmayı hatırlatan durumlardan uzak duracak şekilde düzenliyor veya yaşadığı deneyimin etkisinden çıkmakta zorlanıyorsa daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Neden Olur?
Travma Sonrası Stres Bozukluğunun tek bir nedeni yoktur. Travmatik olayın niteliği, kişinin olay sırasındaki deneyimi, geçmiş yaşantıları, mevcut stres düzeyi ve sosyal destek kaynakları gibi birçok unsur süreci etkileyebilir.
Aynı travmatik olay farklı kişilerde farklı sonuçlara yol açabilir. Bazı kişiler olay sonrasında kısa süreli stres tepkileri yaşarken, bazı kişilerde belirtiler daha uzun süre devam edebilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunun Risk Faktörleri Nelerdir?
Bazı koşullar travma sonrasında daha yoğun veya uzun süreli stres tepkileri yaşanma ihtimalini artırabilir. Önceki travmatik deneyimler, yoğun yaşam stresi, yetersiz sosyal destek ve travmatik olayın ağır veya tekrarlayıcı olması bunlardan bazılarıdır.
Kişinin geçmişte yaşadığı psikolojik güçlükler ve olay sonrasında kendisini yalnız hissetmesi de sürecin değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Risk faktörlerinin bulunması kişinin mutlaka TSSB yaşayacağı anlamına gelmez. Bunlar yalnızca travma sonrası süreci etkileyebilecek koşullardır.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Ne Zaman Ortaya Çıkar?
TSSB belirtileri travmatik olaydan sonra farklı zamanlarda ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde değişimler kısa süre içerisinde fark edilirken, bazı kişilerde belirtiler daha sonra belirginleşebilir.
Bu nedenle olayın hemen ardından kişinin kendisini nasıl hissettiği kadar, sonraki haftalar ve aylarda ortaya çıkan değişiklikler de önemlidir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Ne Kadar Sürer?
Travma Sonrası Stres Bozukluğunun süresi kişiden kişiye değişebilir. Belirtilerin yoğunluğu, travmanın özellikleri, kişinin yaşam koşulları ve sahip olduğu destek kaynakları bu süreçte etkili olabilir.
Bazı kişilerde belirtiler zamanla azalırken, bazı kişilerde daha uzun süre devam edebilir. Sürenin kişiye göre değişmesi nedeniyle herkes için geçerli kesin bir zaman aralığından söz etmek doğru değildir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?
TSSB, kişinin iş, eğitim, sosyal yaşam ve aile ilişkilerini etkileyebilir. Kişi kendisini güvende hissetmediği ortamlardan uzak durabilir, günlük planlarını değiştirebilir veya daha önce rahatlıkla yaptığı bazı şeyleri gerçekleştirmekte zorlanabilir.
Sürekli tetikte olma hali dikkat ve uyku düzenini de etkileyebilir. Yaşanan değişiklikler arttıkça kişinin sosyal çevresinden uzaklaşması ve günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanması mümkün olabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunun Duygusal Belirtileri
Travma sonrasında kişi yoğun korku, çaresizlik, öfke, suçluluk, utanç veya huzursuzluk yaşayabilir. Bazı kişiler ise daha önce önem verdiği insanlara veya etkinliklere karşı duygusal olarak uzaklaştığını fark edebilir.
Duygusal tepkiler her zaman olayın gerçekleştiği anda ortaya çıkmaz. Bazen kişi bir süre sonra yaşadığı duyguların yoğunlaştığını fark edebilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunun Zihinsel Belirtileri
TSSB’nin zihinsel belirtileri arasında travmatik olayla ilgili istemsiz düşünceler, rahatsız edici anılar, dikkat sorunları ve olumsuz düşünce değişiklikleri bulunabilir.
Kişi dünyayı daha tehlikeli bir yer olarak görmeye başlayabilir veya geleceğe yönelik güven duygusunu kaybedebilir. Olayla ilgili bazı ayrıntıları hatırlamakta güçlük çekmesi de mümkün olabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunun Fiziksel Belirtileri
Travma sonrasında beden uzun süre alarm halinde kalabilir. Bu durum çarpıntı, terleme, kas gerginliği, titreme, uyku sorunları ve kolay irkilme gibi fiziksel tepkilere yol açabilir.
Kişi herhangi bir tehlike bulunmadığı halde bedeninin yoğun bir stres tepkisi verdiğini fark edebilir. Bu belirtiler kişinin kendisini yeniden tehdit altında hissetmesine de neden olabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunun Davranışsal Belirtileri
Davranışsal değişiklikler çoğunlukla kişinin kendisini koruma çabasıyla ilişkilidir. Travmayı hatırlatan yerlerden, insanlardan, konuşmalardan veya etkinliklerden kaçınma görülebilir.
Kişi sosyal ortamlardan uzaklaşabilir, günlük sorumluluklarını erteleyebilir veya kendisini güvende hissetmediği durumlara girmekten kaçınabilir. Bu davranışlar kısa vadede rahatlatıcı olsa da zamanla kişinin yaşam alanını daraltabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Yeniden Yaşantılama
Yeniden yaşantılama, travmatik olayın kişinin zihninde istemsiz biçimde yeniden ortaya çıkmasıdır. Olayla ilgili görüntüler, anılar, kabuslar veya olay yeniden oluyormuş gibi hissetme yaşanabilir.
Bazen belirli bir koku, ses, görüntü veya ortam bu tepkileri tetikleyebilir. Kişi olayın geçmişte kaldığını bilse bile bedensel ve duygusal olarak o ana dönmüş gibi hissedebilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Kaçınma Davranışları
Kaçınma, kişinin travmayı hatırlatan veya yoğun rahatsızlık oluşturan durumlardan uzak durmasıdır. Kişi belirli yerlerden geçmemeyi, bazı kişilerle konuşmamayı veya olay hakkında düşünmemeye çalışmayı tercih edebilir.
Kaçınma davranışları, kişinin kısa süreli olarak rahatlamasına yardımcı olsa da günlük yaşamda giderek daha fazla kısıtlamaya yol açabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Aşırı Uyarılmışlık
Aşırı uyarılmışlık, kişinin çevresindeki olası tehditlere karşı sürekli tetikte olması şeklinde görülebilir. Kolay irkilme, öfke eşiğinin düşmesi, huzursuzluk ve uyku problemleri bu tabloya eşlik edebilir.
Kişi kendisini sürekli çevresini kontrol etmek zorunda hissedebilir. Bu durum zaman içerisinde hem fiziksel hem de zihinsel açıdan yorucu hale gelebilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Kabuslar ve Uyku Sorunları
Travmatik deneyim sonrasında uykuya dalmakta güçlük, gece sık uyanma ve travmayla ilişkili kabuslar gibi sorunlar görülebilir. Bazı kişiler uyumaktan kaçınabilir veya gece saatlerinde kendisini daha güvensiz hissedebilir.
Uyku sorunları gün içerisinde yorgunluk ve dikkat güçlüğüne neden olarak kişinin günlük işlevlerini de etkileyebilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Tetiklenme
Tetiklenme, travmatik olayla ilişkili bir uyaranın kişide yoğun duygusal veya bedensel tepki oluşturmasıdır. Bir ses, koku, görüntü, mekan, tarih veya konuşma geçmişte yaşanan olayı hatırlatabilir.
Tetikleyiciler her zaman açık ve kolay fark edilir olmayabilir. Kişi nedenini tam olarak anlayamadığı halde belirli bir ortamda aniden yoğun kaygı veya korku yaşayabilir.
Akut Stres Bozukluğu ile Travma Sonrası Stres Bozukluğu Arasındaki Fark
Akut stres bozukluğu ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu travmatik bir olayın ardından ortaya çıkabilen farklı durumlardır. Aralarındaki önemli ayrımlardan biri belirtilerin ortaya çıktığı dönem ve devamlılığıdır.
Travmatik olaydan hemen sonraki süreçte yaşanan yoğun stres tepkileri akut stres belirtileri kapsamında değerlendirilebilir. Belirtilerin daha uzun süre devam etmesi durumunda ise TSSB açısından değerlendirme yapılması gerekebilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tanısı Nasıl Konur?
TSSB değerlendirmesinde kişinin travmatik deneyimi, belirtileri, belirtilerin ne zaman başladığı ve günlük yaşam üzerindeki etkileri ele alınır.
Tanı yalnızca tek bir belirtiye veya internet üzerindeki test sonuçlarına dayanarak konulmaz. Gerekli durumlarda psikiyatri uzmanı tarafından kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu İçin Psikolojik Destek
Travmatik bir olayın ardından yaşanan değişiklikleri anlamlandırmak her zaman kolay olmayabilir. Psikolojik destek, kişinin yaşadığı duyguları ve düşünceleri güvenli bir ortamda ele almasına yardımcı olabilir.
Psikolojik danışmanlık sırasında travmanın kişinin yaşamındaki etkileri, tetikleyiciler, kaçınma davranışları ve günlük yaşamda karşılaşılan güçlükler üzerinde çalışılabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Psikolojik Danışmanlık Süreci
Psikolojik danışmanlık süreci, kişinin yaşadığı güçlüklerin ve ihtiyaçlarının anlaşılmasıyla başlayabilir. Görüşmelerde travma sonrası ortaya çıkan duygu, düşünce ve davranış değişiklikleri ele alınabilir.
Süreç boyunca kişinin kendisini zorlayan durumları fark etmesi, günlük yaşamını etkileyen davranışları değerlendirmesi ve kendi ihtiyaçlarına uygun baş etme yolları geliştirmesi desteklenebilir.
Her danışanın travma deneyimi farklı olduğundan görüşmelerin içeriği de kişinin durumuna göre şekillenir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Ne Zaman Destek Alınmalı?
Travma sonrasında yaşanan korku, kaçınma, uyku sorunları veya sürekli tetikte olma hali günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemeye başladığında profesyonel destek değerlendirilmelidir.
Kişi işe veya okula devam etmekte zorlanıyor, sosyal ilişkilerinden uzaklaşıyor ya da travmayı hatırlatan durumlar nedeniyle yaşamını sürekli değiştiriyorsa destek almak için belirtilerin daha da ağırlaşmasını beklemek gerekmez.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu ile Baş Etme Yolları
Travma sonrası süreçte kişinin kendisini zorlamadan günlük düzenini mümkün olduğunca koruması önemlidir. Uyku düzenine dikkat etmek, güvenilen kişilerle iletişimi sürdürmek, günlük sorumlulukları küçük adımlara bölmek ve tetikleyicileri fark etmek destekleyici olabilir.
Kişinin yaşadığı tepkileri küçümsememesi ve kendisini suçlamaması da önemlidir. Belirtiler günlük yaşamı etkiliyorsa kişinin kendi başına baş etmeye çalışmak yerine profesyonel destek seçeneklerini değerlendirmesi yararlı olabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda İyileşme Süreci
Travma Sonrası Stres Bozukluğunda iyileşme süreci herkes için aynı şekilde ilerlemez. Kişinin yaşadığı travmanın özellikleri, mevcut yaşam koşulları ve destek kaynakları sürecin seyrini etkileyebilir.
İlerleme yalnızca belirtilerin tamamen ortadan kalkmasıyla değerlendirilmez. Tetikleyicileri daha erken fark etmek, günlük yaşama yeniden katılabilmek, kaçınma davranışlarının azalması ve kişinin kendisini daha güvende hissetmesi de önemli gelişmeler olabilir.
Psikolojik danışmanlık, kişinin yaşadığı süreci daha iyi anlamasına ve kendi ihtiyaçları doğrultusunda günlük yaşamını yeniden düzenlemesine destek sağlayabilir.
*Sayfa içeriğinde yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İlgili sayfada tanı ve tedaviye yönelik bilgiler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için ilgili ruh sağlığı uzmanına başvurunuz.
Sık Sorulan Sorular
Bireysel psikolojik danışmanlık için randevu almadan önce nelere dikkat edilmelidir?
Danışmanlık alacağınız uzmanın çalışma alanlarını, mesleki yetkinliklerini ve sunduğu hizmetin ihtiyaçlarınıza uygun olup olmadığını incelemek faydalı olabilir. Görüşme ortamında kendinizi rahat hissedebilmeniz de önemli bir unsurdur.
Bireysel psikolojik danışmanlık sırasında her şeyi anlatmak zorunda mıyım?
Hayır. Kendinizi hazır hissetmediğiniz bir konuyu hemen paylaşmanız gerekmez. Güven oluştukça konuşmak istediğiniz konular zaman içinde ele alınabilir.
Görüşmede konuşacak konu bulamazsam ne olur?
Görüşmeler yalnızca önceden belirlenmiş konular üzerinden ilerlemek zorunda değildir. Günlük yaşamda yaşadığınız bir olay, o dönemde hissettiğiniz bir duygu veya aklınızda kalan bir düşünce görüşmenin başlangıç noktası olabilir.
Danışmanlık sırasında duygulanmak veya ağlamak normal midir?
Evet. Sizin için önemli veya zorlayıcı konulardan bahsederken duygulanmanız doğal olabilir. Görüşme ortamında bu duyguların güvenli biçimde ifade edilebilmesine alan tanınır.
Bireysel psikolojik danışmanlıkta yakınlarımın da görüşmeye katılması gerekir mi?
18 yaşından büyük bireylerde bireysel psikolojik danışmanlık görüşmeleri yalnızca danışan ile yürütülür.
Danışmanlıkta kişisel kararlar benim yerime verilir mi?
Hayır. Danışmanlığın amacı sizin yerinize karar vermek değildir. Seçeneklerinizi daha açık değerlendirmenize ve kendi kararlarınızı daha bilinçli şekilde oluşturmanıza destek olunabilir.
Görüşmeye geç kalırsam ne olur?
Görüşme düzeni ve geç kalma durumlarında uygulanacak koşullar, randevu planlaması sırasında belirlenen kurallara göre değişebilir. Bu nedenle randevu oluştururken ilgili bilgilendirmeleri öğrenmeniz önemlidir
Bir görüşmeyi iptal etmem veya ertelemem gerekirse ne yapmalıyım?
Randevu iptali veya değişikliği yapılması gerektiğinde en az 24 saat önceden bilgi verilmesi gerekir. 24 saatten daha kısa süre kala yapılan iptal veya değişikliklerde randevu koşulları geçerli olabilir.
Ailem veya partnerim benim hakkımda bilgi alabilir mi?
Görüşmelerde paylaşılan kişisel bilgiler gizlilik çerçevesinde ele alınır. Üçüncü kişilerle bilgi paylaşımı konusunda mesleki ve yasal sınırlar dikkate alınır.
Görüşme sırasında kendimi rahat hissetmezsem ne yapabilirim?
Görüşme sırasında yaşadığınız rahatsızlığı veya beklentilerinizi açıkça paylaşmanız önemlidir. Böylece görüşme biçimi ve ele alınan konular ihtiyaçlarınız doğrultusunda yeniden değerlendirilebilir.
Danışmanlık sürecine ara vermek mümkün müdür?
Evet. Danışmanlık sürecine ara verme ihtiyacı koşullarınıza göre değerlendirilebilir. Ara verme veya yeniden başlama konusunda danışmanınızla iletişim kurularak uygun bir plan oluşturulabilir.
Belirli nesne, durum veya ortamlara karşı yoğun korku ve kaçınma davranışlarının yaşam üzerindeki etkilerinin ele alındığı süreç.
Partner, aile, arkadaşlık veya iş ilişkilerinde yaşanan iletişim güçlükleri ve tekrar eden ilişkisel örüntülerin ele alındığı bireysel danışmanlık.

